MATEMATİK

shutterstock_18047503Okul öncesi dönemde matematik eğitimi, çocuklarda ilköğretim yıllarında oluşabilecek öğrenme güçlüklerine engel olabileceği gibi çocukların ilköğretime çok daha hazır olarak başlamaları için önemli bir role sahiptir. Bu nedenle çocukların, okul öncesi dönemde zengin matematik öğrenme deneyimleri yaşamaları için tasarlanacak öğrenme deneyimleri oldukça önemlidir.

Matematik dersi   çoğunlukla hepimizin sevmediği ve korktuğu bir ders olmuştur. İlk kez matematik dersiyle karşılaşacakları okul öncesi dönemde bizler bu dersi eğlenceli bir şekilde sunuyoruz

 

 

Kurumumuzda matematik eğitimi düşünceye yönelik ve içerik olmak üzere iki tür standarttan oluşmaktadır. Düşünceye yönelik standartlar, matematiksel sonuç çıkartma üzerinde yoğunlaşırken, içerik standartları matematiksel konuları kapsar.

Düşünceye yönelik standartlarda; problem çözme, iletişim, sonuç çıkartma ve bağlantılar olmak üzere dört standart vardır.

İçeriğe yönelik standartlarda

Örüntüler, nesnelerin tekrarı ve sonuca ulaşırken bunlar arasındaki ilişkileri birleştirebilmedir. Örüntüler, sayma ve geometrinin bir görünümüdür ve örüntüler arasındaki ilişkileri, müzikte, sanatta ve giysilerimizde bulmak mümkündür. Örüntüler ve ilişkiler, ritimleri, tekrarları, kısadan uzuna, küçükten büyüğe doğru sıraya sokmayı, sınıflama ve gruplamaları anlamaya yardımcı olur.

Sayı, düşünme yeteneklerinin gelişimini içerir ve sayılar arasındaki ilişkilerin nasıl çalıştığını öğretir.

Geometri, matematiğin, şekil, uzay, yön/konum ve hareket içeren alanlarını kapsamakta ve içinde yaşadığımız fiziksel dünyayı sınıflayabilmemize yardımcı olmaktadır.

Ölçme, nesnelerin uzunluklarının, yüksekliklerinin ve ağırlıklarının farklı birimler kullanılarak değerlendirilmesi olarak tanımlanabilir.

Okul öncesi dönem matematik eğitimine atfedilen önemin giderek artmasının temel nedenleri şu şekilde özetlenebilir:

· Çocukların günlük yaşamlarında karşılaştıkları problemleri çözmelerinde, diğer disiplinlerde başarılı olabilmeleri ve üst düzey düşünme becerilerin geliştirmelerinde matematik önemli bir araçtır. Bu nedenle eğitim alanında matematiğin sahip olduğu ağırlık gün geçtikçe artmaktadır. Bu yönelimin doğal bir sonucu olarak okul öncesi dönemde de matematik önemli bir role sahiptir (Kilpatrick, Swafford, Findell, 2001).

· Çocukların okul hayatındaki öğrenmelerinin temeli daha okul öncesi dönemde atılmaya başlanmaktadır. Bu dönemde çocukların ilköğretim ve ortaöğretim yıllarında karşılaşacakları bilgilerin informal temelleri atılmaktadır. Bu temelin güçlü olması ileriki yıllarda matematik başarısı üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır.

· Okul öncesi dönemde çocukların ilgileri yavaş yavaş şekillenmeye başlamaktadır (Brannon & Van de Walle, 2001). Bunun yanında bu dönemlerde çocukların matematiğe karşı ilgileri de yeşermeye başlamaktadır. Bu ilgiyi sürekli tutabilmek için çocukları okul öncesi dönemde anlamlı ve eğlenceli matematik deneyimleri ile karşılaştırmalıyız.

· Son yıllarda okul öncesi dönemdeki çocuk sayısı giderek artmaktadır. Bu artışa paralel olarak onlara sunulması gereken matematiğin niteliğinde de bir artış yaşanmalıdır.

· Çocuk ailelerinin sahip olduğu farklı sosyo-ekonomik durum ve farklı kültürel birikimler okul öncesi dönemde çocukların sahip oldukları matematik deneyimlerinin de farklılaşmasına neden olmaktadır. Bu nedenle çocukların ilköğretim okullarına başladıklarında sahip oldukları matematiksel hazır bulunuşluk düzeyleri birçok faktörün etkisi ile oldukça farklılaşmaktadır. Bu durum ilköğretim öğretmenlerinin önüne önemli bir problem getirmektedir. İlköğretim öğretmenleri aldıkları kararlar sonucu derslerini ya en düşük öğrenciye, ya sınıf ortalamasını ya da en üst öğrenciye göre işlemek durumunda kalmaktadırlar. Ancak her durumda gelişimi olumsuz etkilenen öğrenciler olmaktadır. Okul öncesi dönemde öğrencilere sağlanacak olan anlamlı ve zengin matematik deneyimleri çocukların matematiksel anlamda hazır bulunuşluk düzeyleri arasındaki farkları en aza indirecektir (Bowman, Donavan, & Burns, 2001).